Akder - Akışkan Gücü Derneği

Hidrolik sistemlerde meydana gelen arızaların büyük bir kısmının sebebi kaçaklardır. Kaçaklar, basınç altındaki hidrolik yağın daha düşük basınçta ki başka bir hatta ya da sistem dışına çıkması olarak tanımlayabiliriz.

Kaçaklarınn sebeperini ise yanlış sızıdırmazlık elemanı seçimi (malzeme, tip vb...), yanlış yataklama elemanı seçimi(malzeme, tip vb...), hatalı montaj, hatalı silindir tasarımı, kullanılan elemanların çalışma ömürlerini tamamlaması ve dış etkenler olarak sıralayabiliriz.

Hidrolik silindirlerde en çok karşılaşılan problemlerden biriside iç kaçak sorunudur. Piston sızdırmazlık elemanlarında, silindir borusunda ya da piston-mil bağlantısında olabilecek hasarlar bu tip bir kaçağa sebep olur. 

Böyle bir durumda kaçağın az olması halinde Hidrolik silindirin ilerleme hızında düşüşler meydana gelecek kaçağın belli bir seviyeyi aşması halinde ise sistem yeterli basınca çıkamayarak hareketlerin durması ve sistemin çalışmaması sonucu ortaya çıkacaktır. Sistem verimliliği, makinanın çevrim süresi ve plansız duruşlar gibi kriterler dikkate alındığında arıza son noktaya gelmeden belli periyodlarda hidrolik silindirler kontrol edilerek, gerekli görülmesi halinde sızdırmazlık ve yataklama elemanlarının değişimlerinin yapılması gerekliliği ortaya çıkacaktır.

Hidrolik silindirlerde iç kaçak olup olmadığını tespit etmek için birkaç farklı metot vardır bunlardan ilki piyasada da çok sık kullanılan silindiri herhangi bir konumda strok sonuna dayadıktan sonra dayandığı taraftaki rakor sökülüp bu port atmosfere açılır. Diğer taraftan yağ gönderilmeye devam edilir eğer porttan yağ gelmeye devam ediyor ise silindir de iç kaçak olduğunu söyleyebiliriz. Diğer bir metot ise biraz daha zahmetli olmak ile birlikte daha kesin sonuçlar almamamızı sağlayacaktır. İlk olarak silindirin iki portuna birden küresel vana bağlanır (zaten varsa daha kolay bir yöntem olacaktır) ve silindirin hem pston hemde miltarafında basınç olacak şekilde uygun sıralamayla iki küresel vana kapatılır, normal şartlarda silindir milinin hareket etmeden kilitli olarak bulunduğu konumda kalması gerekir eğer silindir bir sürünme hareketi yapıyorsa bu silindirde iç kaçak olduğunu tespit edilmiş olur. Hidrolik bloğun çıkışına yada silindirin direk üzerine takılacak bu küresel valflerin buradaki fonksiyonu sızdırmaz br şekilde kilitleme yapabilmeleridir. Herhangi bir sürgülü valf ile slindiri ara pozisyonda kilitlemeye çalışırsak sürgülü valflin kaçırması sebebiyle silindirde olabilecek kaymanın kaynağının silindirden mi yoksa valfden mi kaynaklandığını tespit etmemiz mümkün olmayacaktır. Hidrolik silindirdeki fiziksel olarak bu kaymayı görmeden de bir kontrol yapmamız mümkündür. Hidrolik silindir portlarına bağlanacak manometreler ile klitleme sonrasındaki basınçlar takip edilerek kaçak olup olmadığı tespit edilebilir. Silindirin piston alanının halka alanına oranı kadar mil tarafındaki basınç piston tarafındaki basınçdan büyük olacaktır.Kullanılan örnekte 50 mm piston çapı, 28 mm mil çapı olan ve alan oranı 1,45 olan bir silindir kullanılmıştır. Piston tarafında sistem basıncı olan 300 bar varken 1,45 alan oranı sebebiyle mil tarafında  435 bar basınç oluşmaktadır. Piston sızıdırmazlığında meydana gelebilecek bir kaçak sonucu yüksek basınçtan düşük basınca yağın hareket etmek istemesi sebebiyle mil tarafındaki basınç düşecek piston tarafındaki basınç artacaktır. İki taraftak basınç dengesi sağlanana kadar bu durum devam edecek ve tabiki bu süre zarfında da silindir mili dışarı doğru sürünme, kayma hareketi yapacaktır.